'Post-Rock' kategorisi için arşiv:

slowdive

Shoegaze hiçbir zaman kitlelere hitap eden bir müzik türü olmadı, britpop gibi ne İngiltere’nin işçi sınıfının hayatına değindi ne de grunge gibi “kayıp jenerasyon”un müziği oldu.Konserlerde seyircinin yüzüne bile bakamayacak kadar utangaç insanların yer yer hayal dünyalarını ve çoğu zaman da aşklarını anlattıkları şarkılarını ses duvarlarıyla süslediler, gerçeküstü atmosferler yarattılar.Kimse anlamadı onları, ama gerilerinde kaliteli gruplar ve kült albümler bıraktılar.Bunlardan biri de -hatta kanımca en iyisi- Slowdive.

Herşey Reading’li iki arkadaş olan Neil Halstead ve Rachel Goswell’in The Smiths, My Bloody Valentine, Jesus and Mary Chain ve Cocteau Twins gibi gruplardan etkilenerek 1989 yılında bir grup kurmasıyla başlıyor.Yanlarına Christian Savill’i ve basçı Nick Chaplin’i alıyorlar ve Slowdive’ı kuruyorlar.Birkaç bateristdeğişikliğinden sonra Simon Scott’ı alıyorlar gruba.Kendi adlarını taşıyan ilk ep’lerini 90 yılında çıkartıyorlar.91 yılnda Morningrise ve Holding Our Breath ep’leri ardarda yayınlanır -ki bunlarda debut albümlerinin temelini oluşturacak şarkılar bulunmaktaydı.Bunun dışında sevdikleri sanatçılardan olan, saykodelik kişilik Syd Barrett’in Golden Hair şarkısını coverlar grup.Aynı senenin eylülünde ilk albümleri Just For a Day’i çıkartırlar.Sonra çıkartacakları albümler kadar güzel olmasa da bu albüm, Catch The Breeze, Ballad of Sister Sue ve Waves gibi şarkılar kalbimizi fethetmeye yetiyor da artıyor. bu yazının devamını oku… »

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (2 oy verilmiş, ortalama: 5/5)
Loading ... Loading ...
Etiketler: , , ,

migala

‘95 senesiydi… muhtemelen dünyada çokça önemli, fazlaca çeşitli olayın yaşandığı senelerden biri. bu sırada Madrid bir mucize
doğuruyordu ama ne kendisi, ne de sokaklarında fink atan turistler bunun farkındaydı. madrid’in dar bir sokağındaki küçük evlerinin penceresinden dünyaya selam gönderen bir grup genç bir garip topluluk oluşturuyordu. nitekim oluşturdular da.

‘97 yılına gelindiğinde ise bu tazecik şahanecik grup “Migala” Diciembre 3 a.m. albümü ile raflarda kendine yer edinmeye çalışıyordu. fakat öyle bir seneydi ki 97, bütün “baba” gruplar/kişiler sözleşmiş gibi albümlerini art arda patlatıyordu. Radiohead - OK Computer’ı, Godspeed You! Black Emperor F#A#∞ ‘i, Björk - Homogenic ‘i, Mogwai - Young Team ‘i, Portishead - Portishead’i yayınladı ve bunların yanı sıra Buena Vista Social Club, Porcupine Tree, Yo La Tengo, Biosphere, Sr. Chinarro, Tindersticks, The Chemical Brothers, Amon Tobin ve The Divine Comedy gibi isimlerde aynı yıl albümlerini sürmüşlerdi piyasaya… bizlerse okul harçlıklarımızın azlığından şikayet eder hale gelmiştik aynı sene.

tabi ki Migala bu kadar isim içinden sıyrılamadı ve bizde tanışamadık o zaman kendileriyle ve hatta takiben 5 sene daha yani ‘02 ye kadar selamlaşmıyorduk bile. bu sırada migala ‘98 de “Así Duele Un Verano” yu, ‘00 de “arde”yi ve ‘02 de “Restos de un Incendio”yi yayımladı. işte bu noktada tamamen bir tesadüf sonucu ile karşılaştık kendisi ile. o ne düşünüyor pek bilmiyorum
ama ben o an farkettim kısa süreli bir ilişki olmayacağını. kendisinden emin olmama gerek yoktu ancak ben yine de geçmişini araştırdım ve yanılmadığımı anladım. geç kalınmış bir tanışmaydı benim için ama şanslı da atfettim kendimi, çünkü etrafıma baktığımda kimse haberdar değildi bu naif şeyden. sonra arkadaşlarımla tanıştırdım, onlar da çok sevdiler.

bu yazının devamını oku… »

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (5 oy verilmiş, ortalama: 5/5)
Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , ,

nine inch nails - ghosts 1

Tarih tekerrür etti. Year Zero’nun ardından yapılan onca dırdırın ardından Nine Inch Nails’in asıl adamı Trent Reznor bir kere daha saklandı ve tamamen yepyeni bir projeyle geri dönüş yaptı. 6 ay gibi biraz “çabuk” bir dönüş olmasından ise gayet hoşnutum…

Her şey NIN websitesine yazılan küçük bir yazı ile başladı. Trent Reznor’ın bir anda yeni birşeyler ile zaman öldürdüğünü öğrendik. çünkü bütün hayranları NIN’in gereğinden fazla eleştri alan year zero’nun ardından trent’in ne yapacağını bilmediği gibi nin’in de muhtemelen kapalı kapılar ardında saklanacağına dair öngürülerde bulunurken sitede beliren “Gizli gizli işler çeviriyoruz. Yakında size bilgi vermeye başlayacağız” yazısı bir anda gözleri NIN’e dikivermişti. Mart ayının 2. günü, yani bu yazının yazıldığı saatleri de hesaba katarsam tam olarak 3 gün önce, siteye başlığı “2 saat” olan yeni bir yazı eklendi.

ve cidden tamı tamına 2 saat sonra birdenbire NIN websitesinin tasarımı değişti ve 36 şarkılık yepyeni albüm Ghosts I-IV’un ilk 9 şarkısını (yani Ghosts I’ı) ücretsiz olarak indirebileceğimiz bir link ekleniverdi siteye. Albümün tamamını edinebilmek için ise 5$ gibi cüzzi bir miktar ödemek yetiyordu.

Bir anda dinlememiz için suratımıza atılan bu 36 şarkılık albümün en güzel kısmı, kanımca kimsenin beklememesi oldu. Belki çok erken çıktı, belki hala şaşkın şaşkın durduğumuzdan bir sessizlik var. Ancak bir şey var ise, albümün inanılmaz olduğu.

Tür kısmına gelince… eh, Distorted gitarlar, elektronik altyapı, garip enstrümanlar, zengin içerik, ve post-rock etkileşimleri… Evet, belki de gerçekten çok erken çıktı. Cidden beklemiyorduk.

Albüm hakkında sanırım yapılabilecek en boktan karalama, türe “post-rock” dedik diye Explosions in the Sky veyahut Sigur Ros gibi “post-rock” adı altında mainstream olmuş ve kendi tarzlarına sahip olan gruplara yapılacak benzetmeler olur. 36 şarkının arasında o kadar agresif, o kadar sert, o kadar NIN şarkıları var ki, NIN değil demek büyük bir aptallık olur. Ghosts bir NIN albümüdür. Eski hayranları için bir “hayal kırıklığı” olabilme ihtimali olsa bile, onlar da kabullenecektir ki bu albüm bir NIN albümüdür. Evet, bu “korkunç” melodilerin sebep olduğu atmosfer, bu ambiyans, bu bir an bile sıkıntı vermeyen, bu akıl uyuşturucu, bu kalp sıkıştırıcı albüm bir başyapıt ve bir NIN albümü. Daha açılışından bir kapan gibi sizi içine kıstıran ve suyunuz çıkana kadar sıkıştıran bir NIN albümü. Dinlediğim andan itibaren bir an bile pişmanlık duymadığım, bir an bile sıkılmadığım, ancak bir an bile dikkatimi toplayamama sebep olan bir NIN albümü. 2 saat sonra uyanıp okula gitmem gerektiği halde şu anda bunları karalamama sebep olan bir NIN albümü bu. Başka bir gruba ait değil. Başka bir gruba benzer de değil. Orjinal.
bu yazının devamını oku… »

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (3 oy verilmiş, ortalama: 5/5)
Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , , , , , , ,