
Tarih tekerrür etti. Year Zero’nun ardından yapılan onca dırdırın ardından Nine Inch Nails’in asıl adamı Trent Reznor bir kere daha saklandı ve tamamen yepyeni bir projeyle geri dönüş yaptı. 6 ay gibi biraz “çabuk” bir dönüş olmasından ise gayet hoşnutum…
Her şey NIN websitesine yazılan küçük bir yazı ile başladı. Trent Reznor’ın bir anda yeni birşeyler ile zaman öldürdüğünü öğrendik. çünkü bütün hayranları NIN’in gereğinden fazla eleştri alan year zero’nun ardından trent’in ne yapacağını bilmediği gibi nin’in de muhtemelen kapalı kapılar ardında saklanacağına dair öngürülerde bulunurken sitede beliren “Gizli gizli işler çeviriyoruz. Yakında size bilgi vermeye başlayacağız” yazısı bir anda gözleri NIN’e dikivermişti. Mart ayının 2. günü, yani bu yazının yazıldığı saatleri de hesaba katarsam tam olarak 3 gün önce, siteye başlığı “2 saat” olan yeni bir yazı eklendi.
ve cidden tamı tamına 2 saat sonra birdenbire NIN websitesinin tasarımı değişti ve 36 şarkılık yepyeni albüm Ghosts I-IV’un ilk 9 şarkısını (yani Ghosts I’ı) ücretsiz olarak indirebileceğimiz bir link ekleniverdi siteye. Albümün tamamını edinebilmek için ise 5$ gibi cüzzi bir miktar ödemek yetiyordu.
Bir anda dinlememiz için suratımıza atılan bu 36 şarkılık albümün en güzel kısmı, kanımca kimsenin beklememesi oldu. Belki çok erken çıktı, belki hala şaşkın şaşkın durduğumuzdan bir sessizlik var. Ancak bir şey var ise, albümün inanılmaz olduğu.
Tür kısmına gelince… eh, Distorted gitarlar, elektronik altyapı, garip enstrümanlar, zengin içerik, ve post-rock etkileşimleri… Evet, belki de gerçekten çok erken çıktı. Cidden beklemiyorduk.
Albüm hakkında sanırım yapılabilecek en boktan karalama, türe “post-rock” dedik diye Explosions in the Sky veyahut Sigur Ros gibi “post-rock” adı altında mainstream olmuş ve kendi tarzlarına sahip olan gruplara yapılacak benzetmeler olur. 36 şarkının arasında o kadar agresif, o kadar sert, o kadar NIN şarkıları var ki, NIN değil demek büyük bir aptallık olur. Ghosts bir NIN albümüdür. Eski hayranları için bir “hayal kırıklığı” olabilme ihtimali olsa bile, onlar da kabullenecektir ki bu albüm bir NIN albümüdür. Evet, bu “korkunç” melodilerin sebep olduğu atmosfer, bu ambiyans, bu bir an bile sıkıntı vermeyen, bu akıl uyuşturucu, bu kalp sıkıştırıcı albüm bir başyapıt ve bir NIN albümü. Daha açılışından bir kapan gibi sizi içine kıstıran ve suyunuz çıkana kadar sıkıştıran bir NIN albümü. Dinlediğim andan itibaren bir an bile pişmanlık duymadığım, bir an bile sıkılmadığım, ancak bir an bile dikkatimi toplayamama sebep olan bir NIN albümü. 2 saat sonra uyanıp okula gitmem gerektiği halde şu anda bunları karalamama sebep olan bir NIN albümü bu. Başka bir gruba ait değil. Başka bir gruba benzer de değil. Orjinal.
bu yazının devamını oku… »
- Hava Olsun İsterken: Someone Still Loves You Boris Yeltsin
- ah şu gençlik: be your own pet
- Asla Sönmeyecek Bir Işık: The Smiths
- Issız, Kalıcı, Soğuk: Denali
- Karşınızda Andy Hull ve Dadaşlar Orkestrası: Manchester Orchestra - I’m Like a Virgin Losing a Child
- Dünyanın en güzel “gürültü”sü: Slowdive
- “Nereden Nereye” derler ya, ondan işte: Altered Images
- Sebepsiz ve Sonuçsuz Denek Hayatım
- aman tanrım eğleniyoruz biz: oi va voi
- Bitmedi Taşikardi: Sakin - Hayat
- uçuş dersleri: migala
- olm saçı da hallettik mi tamam: the cinematics
- küçük bir güncelleme öyleyse…
- Okuma Bayramı’nın Ardından: Tokyo Police Club - Elephant Shell
- Tanrının Boş Vakti: Goldfrapp
- Bir Avuç Velet: The Kooks - Konk
- anket ekledik!
- benim küçük siyah elbisem: fungu
- deha mı diyorduk?: yann tiersen
- aklıselim hakkında
- “Beklenmedik” Hayaletler: Nine Inch Nails - Ghosts I-IV
- kadın denen şey: pj harvey
- İçimiz hala aynı: Tegan and Sara - The Con
- kusursuz sevgi: Immaculate Machine’s Fables
- gece gece aklıma takılanlar: gecegece
- Vampire Weekend
- aklıselim


