
Herkes gibi ben de Tegan ve Sara’yı 2005 yılında çıkardıkları albümleri “So Jealous” ile tanıdım. 2 genç kız kardeşin takıntılarını, duygularını, ilişkilerini vs. vs. anlatmış eğlenceli ama bir o kadar da çıtır çerez bir albüm idi. olgun değildi. ne yalan söyleyim, speak slow’a biraz takmış, albümü ise 4-5 kere dinleyip pabucunu dama atmıştım. Albüm ise, Tegan ve Sara’nın isminin duyulmasına, ki albümdeki bir şarkıya White Stripes cover bile yaptı, sebep olması nedeniyle aslında güzel bir kilometretaşı.
2007′de ise 5. albümleri The Con ile karşılaştık. Sara’nın dediğine göre şarkıları demolarla olabildiğince aynı yapmaya özen gösterdikleri, ve Death Cab’den Chris Walla’nın prodüktörlüğünde hazırlanan bir albüm The Con. “Demolarla olabildiğince aynı tutma” idealinin güzelce yerleştirilmiş synth’den beni mahrum etmemesi ise albümün güzel bir yanı. Ancak, fuzili hiçbir şey ile karşılaşamadım. Albümdeki şarkılar olabildiğine kısa, aynen demolar gibi…
The Con’de lirikal açıdan, Tegan ve Sara’ın eski çalışmalarına kıyasla - ki artık nasıl olduysa, daha çok saplantılı 2 kadın çıktı karşıma. Oysa ki, aynı zamanda “daha olgun” bir albüm bu. “İnsanlar Dejenere Olmazlar” tezine bağlayabildim bu durumu “Biz hep böyleydik, sadece biraz büyüdük, içimiz hala aynı“ diye bağırmakta albüm sanki. ki bağırma kısmında ciddiyim. cidden o kadar kısa ki şarkılar, “amaçları bir önce içlerini dökmek ve susmakmış sanki” diye düşündürttü bana.
Albümdeki şarkılar, 2 insanın ortak çalışması olmasına rağmen 2 alakasız insanın elinden çıkmış gibi. Hatta evet, aynen bir “split” gibi. Bir kısmı (Sara’nın elinden çıkan kısım, “Knife Going In” örnek olarak) tamamen ayrılıklar üzerine böyle, albüme güzel bir sonbahar teması vermeye kasmakta, kapağıyla da destekliyor sanki hatta. Ancak diğer kısmı ise (Tegan) daha çok sert, kabullenemeyen, hırçın ve hatta cüretkar şarkılardan oluşuyor. Güzel olan ise, birbirine girmiş, hatta sarmaş dolaş olmuş o gitar sesleri, bu bahsettiğim “olgun” şarkı sözleriyle birleşip, güzel bir nakarat ortaya çıkartmayı ve şarkıyı beklenilenden daha farklı bir şekilde bitirmeyi başarabiliyor…
Etiketler: chris walla, death cab, death cab for cutie, sara, tegan, tegan and sara- Hava Olsun İsterken: Someone Still Loves You Boris Yeltsin
- ah şu gençlik: be your own pet
- Asla Sönmeyecek Bir Işık: The Smiths
- Issız, Kalıcı, Soğuk: Denali
- Karşınızda Andy Hull ve Dadaşlar Orkestrası: Manchester Orchestra - I’m Like a Virgin Losing a Child
- Dünyanın en güzel “gürültü”sü: Slowdive
- “Nereden Nereye” derler ya, ondan işte: Altered Images
- Sebepsiz ve Sonuçsuz Denek Hayatım
- aman tanrım eğleniyoruz biz: oi va voi
- Bitmedi Taşikardi: Sakin - Hayat
- uçuş dersleri: migala
- olm saçı da hallettik mi tamam: the cinematics
- küçük bir güncelleme öyleyse…
- Okuma Bayramı’nın Ardından: Tokyo Police Club - Elephant Shell
- Tanrının Boş Vakti: Goldfrapp
- Bir Avuç Velet: The Kooks - Konk
- anket ekledik!
- benim küçük siyah elbisem: fungu
- deha mı diyorduk?: yann tiersen
- aklıselim hakkında
- “Beklenmedik” Hayaletler: Nine Inch Nails - Ghosts I-IV
- kadın denen şey: pj harvey
- İçimiz hala aynı: Tegan and Sara - The Con
- kusursuz sevgi: Immaculate Machine’s Fables
- gece gece aklıma takılanlar: gecegece
- Vampire Weekend
- aklıselim


