black kids

Black Kids, artık “gereğinden fazla” bulaşıcı olmaya başlayan ilk single’ları “I’m not gonna teach your boyfriend how to dance with you” ile tanıştığım 5 veledin kendilerine taktıkları isim olmakta. zati, geçtiğimiz aylardan beri aslen Florida’lı olmalarına rağmen, yavru vatan İngiltere’de piyasaya sürdükleri, anında dillere pelesenk olmuş single’ları ve haliyle varlığı iyice farkedilen, bir prodüktör eli değmemesine rağmen “oha” dedirtebilecek EP’leri ile oradan buradan gözümüze gözümüze yeterince sokuluyordu kendileri.

teferruatlı bilgi aramaya lüzum yok, ben şahsen aradım, bulduklarım şunlar oldu: ikiye bölünmüş herkesler. bir yandan “bu canavarları durdurmalıyız artık” diyerek kendini paralayan “ehehe aslında bok gibiler, güzel bi pazarlama stratejisi sadece, yıl sonuna kadar unutulacaklar” türü propagandalar ile “can çekiştiklerini” hiç çekinmeden yüzümüze yüzümüze vuran, artık sürü psikolojisini de aşmış, “popüler olan kötüdür” felsefesini bellemiş blog yazarları, diğer yandan ise “farklı/eski olan iyidir” düşüncesi ile yaşayan, “the cure ve arcade fire’ın karışımı” türü yerli yersiz etiketler üretmiş eleştirmenler (ne eleştirmeni yahu? pitchfork pitchfork, ahahaha) ve kulak zevki olmadığından 3-5 site belleyip buralarda hakkında yazı çıkan her grubu anında dinlemeye başlayan sadık (sapık?) takipçiler.

ah, bir de kulağım var tabi. sanırım kulağımı hepsinden daha çok seviyorum. hem kepçedir kendisi, hahaha, ne alaka yahu, neyse.

black kids

şimdi, black kids, dediğim gibi, Florida’lı ve 2006 senesinde kuruldu, Reggie Youngblood, kardeşi Alison’ı alıp kurmuş. falan fistan, buraya kadar her şey normal, nası bu hallere geldikleri ise muamma değil aslında, gayet bariz. “the next big thing” avcılarının “Cigarette Smoking Man” edasıyla izledikleri festivallerden birinde sahne alıyorlar, sonra hoop, bir anda internetin her yerine yayılıveriyorlar. EP’leri çok tutuluyor, bir de single çıkıyor filan.

malum inceleme yapıyoruz, o vakit elimizdeki albüme küçük bir göz gezdirelim. prodüktör koltuğunda gördüğüm isim nedense hiç şaşırtmadı beni, suede’un eski gitaristi Bernard Butler’ın albüme ve bu kara veletlere yaptıkları inanılmaz. özellikle şarkıları ilk ep’leri ile kıyasladığımda, adam resmen alıp bütün enstrümanları kendi başına çalmış gibi hissettim, ki, enstrüman derken, bu albüm “cidden” şahane! new wave mi desem diye çeliştim kendimle uzun süre ama, aslında kendimi new order’dan ziyade, 80′lerin synth pop gruplarından birini dinler gibi hissediyorum, sınırlamak bu sebeple yersiz, ki aslında söylemeye çalıştığım şey de şu, bu grup 2000′lerden gelmiyor.

vokaller, robert smith tadında (çok söylendi bu gerçi, ama yinelemekte bir hata görmüyorum) bir abi (Reggie) ve go! team’in uzun zamandır yaptığı geri vokal ritüelini los campesinos! gibi abartmadan, yerinde yapan kardeşi Alison’dan oluşuyor. Reggie’nin “melankolik” havasını, Alison bozmayı amaçlamış gibi. bu sebeple, Partie Traumatic’de dinlediğimiz şarkılar “dinleyeni dans ettirmeye” yönelik olsa da, her şarkıda bir gelgit, bir çelişki seziyoruz. misal, “I’ve underestimated my charm” veya “Love me already” aynen bu terime uyan şarkılardan en göze batanları.

kusursuz demesem de, hayal kırıklığı yaratmayan bir albüm Partie Traumatic. hem bakın ben üşenmedim o kadar yazdım, artık size de dinlemek düşsün.

şarkı listesi:
1. “Hit the Heartbrakes” – 3:44
2. “Partie Traumatic” – 3:10
3. “Listen to Your Body Tonight” – 3:08
4. “Hurricane Jane” – 4:32
5. “I’m Making Eyes at You” – 4:29
6. “I’ve Underestimated My Charm (Again)” – 3:55
7. “I’m Not Gonna Teach Your Boyfriend How to Dance with You” – 3:37
8. “Love Me Already” – 4:04
9. “I Wanna Be Your Limousine” – 3:16
10. “Look at Me (When I Rock Wichoo)” – 4:11

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (3 oy verilmiş, ortalama: 5/4.67)
Loading ... Loading ...
Etiketler: , , ,

“Raks Etme Zamanıdır: Black Kids - Partie Traumatic (2008)” için 1 yorum girilmiş.

  1. loveless demiş ki:

    *arcade fire ne lan? ahahah :) pitchfork bir alem yahu, diyecek laf bulamıyorum.

    *albümlerini dört gözle bekliyordum, gayet hoş olmuş ee bernard butler parmağı var sonuçta.

    *ya bir de bugün oldukça adı geçti suede veya bernard butler’ın.aklıselim’e bu kadar suede yeter sanıyorum ahahah :)

yorum bırakın