the cure’un en kıymeti bilinmedik albümüdür.çoğu hayranın “olm the top’tan bile kötü bu albüm” muhabbetlerine kurban gitse de the top’a, three imaginary boys’a ve the cure’un son albümüne 10 hatta 100 basar benim gözümde.
robert smith’in “benim kafam güzeldi, şarkılar bir halta benzememiş, dinlemeyin ya allasen” tarzı laflarının da hayranları etkilediğinden hep kayıp bir bir albüm oldu.japanese whispers zaten albüm mantığıyla hazırlanmamıştır, pornography sonrası çıkmış single’ları toplamak amaçlı yayınlanmıştır.bu yüzden şarkıların birbirinden kopuk bir havası vardır.lament ve the lovecats’i arka arkaya dinleyince ne demek istediğimi anlayacaksınız sanırım.
pornography sonrası dağılmanın eşiğine gelen the cure, plak şirketi tarafından single yayınlaması konusunda hep baskı görüyor.robert smith çeşitli bestelerini götürse de çok karamsar olduklarından dolayı hep geri çevriliyor çünkü o aralar new wave başını almış gitmiş, synth pop prim yapıyor sadece.robert smith ise şarkılarını yeniden elden geçiriyor ve bu üç single’ın ilki let’s go to bed yayınlanıyor.ama bu single’ı benim için önemli kılan şey b-side’ı just one kiss.bir pornography şarkısı kadar karanlık atmosferiyle ve mükemmel sözleriyle the cure’un bilinmedik en güzel şarkıları arasına karışmıştır.
ikinci single the walk ise 1983 yılında çıkar.dönemin ünlü hiti olan new order’ın blue monday’i ile benzer olduğu söylenmiş, grubun başını çok ağrıtmıştır.b-side bakımıdan da çok zengindir.just one kiss’in devamı sayılacak nitelikteki lament, “ghost from your past” imgesiyle ilişkilerdeki eski sevgili kavramına göndermede bulunan the upstairs room ve çerez kıvamındaki tipik synth pop şarkısı the dream b-side’larındandır.
hazırlarken robert smith’in gerçekten “kafasının güzel” olduğuna inandığım bu dönemi sonlandıran üçüncü single the lovecats ise 1983 yılının sonunda yayınlanır.single’daki speak my language şarkısı ise hayatımda dinlediğim en kötü beş şarkı listesinde birinciliğe oynar.the lovecats de onun kadar dandik, tek iyi yanı bol kedili videosu.
bu single’lar yayınlandıktan sonra japon piyasasına sürmek amacıyla japanese whispers adı altında bir albümde toplanmıştır, olay budur.robert smith de bu olaydan hoşlanmadığı için 2005′ten beri yayınlanan remastered albümler serisine eklememiştir bu albümü -the glove’un blue sunshine’ı eklenmişti halbuki- sonuçta albüm bir avuç the cure hayranının sevebileceği bir albüm oldu, tarihe karıştı.ama sırf the upstairs room ve just one kiss için bile dinlemeye değer.
Etiketler: japanese whispers, robert smith, the cureyorum bırakın
- tabi ki chanson française: keren ann
- deniz kenarı sıktı mı ne: blood red shoes - box of secrets (2008)
- aslinda pek cok konu var: yasemin mori
- Bizden Hiç Farklı Değil: Change of Plans
- ingiliz aksanı+çiçek+böcek+limon=kate nash
- Raks Etme Zamanıdır: Black Kids - Partie Traumatic (2008)
- Hüzün ile Melankoli Havada: Brett Anderson
- Kayıp Albümlerden: Japanese Whispers
- binboamania’08
- aklıselimselim (başlık bulamadım)
- neden?.. neden?..: No Age - Nouns (2008)
- son melodi hiç susmuyor, kal bu gece, yakıyor: mira - eve dönmeliyim
- Alex Turner’ın Yeni Arayışları: The Last Shadow Puppets
- Hava Olsun İsterken: Someone Still Loves You Boris Yeltsin
- ah şu gençlik: be your own pet
- Asla Sönmeyecek Bir Işık: The Smiths
- Issız, Kalıcı, Soğuk: Denali
- Karşınızda Andy Hull ve Dadaşlar Orkestrası: Manchester Orchestra - I’m Like a Virgin Losing a Child
- Dünyanın en güzel “gürültü”sü: Slowdive
- “Nereden Nereye” derler ya, ondan işte: Altered Images
- Sebepsiz ve Sonuçsuz Denek Hayatım
- aman tanrım eğleniyoruz biz: oi va voi
- Bitmedi Taşikardi: Sakin - Hayat
- uçuş dersleri: migala
- olm saçı da hallettik mi tamam: the cinematics
- küçük bir güncelleme öyleyse…
- Okuma Bayramı’nın Ardından: Tokyo Police Club - Elephant Shell
- Tanrının Boş Vakti: Goldfrapp
- Bir Avuç Velet: The Kooks - Konk
- anket ekledik!
- benim küçük siyah elbisem: fungu
- deha mı diyorduk?: yann tiersen
- aklıselim hakkında
- “Beklenmedik” Hayaletler: Nine Inch Nails - Ghosts I-IV
- kadın denen şey: pj harvey
- İçimiz hala aynı: Tegan and Sara - The Con
- kusursuz sevgi: Immaculate Machine’s Fables
- gece gece aklıma takılanlar: gecegece
- Vampire Weekend
- aklıselim


