Suede brit-pop camiasının en anlaşılamamış gruplarından biriydi.Bunların birkaç sebebi vardı.bunlardan ilki dönemdaşları olan pulp veya blur gibi ingiliz işçi sınıfının hayatını anlatmak yerine aşk ve aşk acısı gibi temaları işlemeleriydi.hatta nme tarafından zamanında “anlatacak bir şeyi olmayan üç grup” arasına girmişti ama nme’i kim sallar ki, onlar oldukça şey anlattılar başkaları anlamasa da…ikinci sebep ise brett anderson’ın derdini açıkça anlatmak yerine şarkılarını kendi imgeler dünyasında yaratmasıydı.bu nedenlerden dolayı küçük -ama sadık- bir hayran kitlesi edindiler.
Sonra olanlar oldu, Suede dağıldı.Herkes kendi yoluna gidiyor derken Brett Anderson ile eski dost Bernard Butler buluştu.The Tears çıktı ortaya ama eski günleri yadetmekten öteye gitmedi bu proje.2006′nın sonlarına doğru Pleasure olarak bilinen Fred Ball’un “Pleasure 2” albümünden Back To You’suna katkıda bulunur.
2007′de ise sessiz sedasız bir şekilde kendi adını taşıyan ilk albümünü yayınlar.Bu albümde Brett Anderson, Suede zamanlarında sahip olduğu renkli ve “glamorous” imajını, imgeler dolu şarkılarını rafa kaldırmış, “hiç eşcinsel ilişki yaşamamış bir biseksüelim” lafını cümle aleme duyurduğu günlerden uzaklaşmış.ilk single olan Love is Dead ise günümüz insanını yerden yere vuran cinsten. “plastic people with imaginary smiles” sözleri insan ilişkilerinin artık ne kadar samimiyetsiz ve yapmacık olduğunu gözler önüne seriyor adeta.
albümün geneline baktığımızda albüme bir hüznün hakim olduğunu ve brett anderson’ın kişisel hayatına dair izler görüyoruz.suede ile aşkı ve zehiri havaya salan bu adam şimdi ise hüzün ve melankoliyi havaya salıyor artık.morrissey’e selam çakan The More We Possess the Less We Own of Ourselves, brett anderson’ın albümün çıkmasından yaklaşık bir sene önce ölen babasına yazdığı song for my father ve colour of the night ile tavana vuruyor hüzün.
ikinci single ise pleasure ile beraber çalıştığı back to you oluyor.yalnız ilk versiyon gibi elektronik altyapılı değil, albümün yaylı çalgılarla dolu atmosferine ters düşen, the tears etkileşimli bir yapısı vardı.bu single’dan sonra hayranları bir nevi oyalamak adına üç tane canlı performans albümü yayınlar brett anderson.
2008′in başında emmanuelle seigner ile les mots simples şarkısında düet yaparlar.bu şarkı brett anderson’ın ikinci albümü olan wilderness’de ingilizce olarak a different place adıyla yer alır.wilderness demişken ondan bahsedelim biraz.wilderness aslında 21 temmuzda çıkacak fakat brett anderson’ın 7 temmuzdaki konserine bilet alanlara albüm flash disc formatında verildiğinden daha erken dinleme imkanımız oldu.
albüm aslında ilk albümün devamı niteliğinde sayılabilir bir bakıma.yine yaylılar, yine hüzün.yalnız brett anderson’ın şarkıları temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp önümüze koyması gibi bir durum var.Love is dead’in b-side’ı olan clowns ile artık 8738429342. versiyonunu dinlediğimiz back to you albümde bulunan eski şarkılardan.Funeral mantra, knife egde ve a different place ise albümün dikkat çekenlerinden.
brett artık suede günlerini geride bırakıp, kendine tertemiz bir sayfa açmış ama bu artık güzel müzik yapmadığı anlamına mı gelir? asla.eskiden yaptığı gibi yapmıyor ama hala brett anderson kalplerimizi fethetmeye devam ediyor.
Etiketler: bernard butler, brett anderson, fred ball, suede, the tears, wildernessyorum bırakın
- son taçsız krallık:viva la vida or death and all his friends
- bana gülümsemenle vur: autolux - future perfect (2004)
- ah sen ne yaptın!
- Yer Altından Bel Altına: Cemiyette Pişiyorum
- tabi ki chanson française: keren ann
- deniz kenarı sıktı mı ne: blood red shoes - box of secrets (2008)
- aslinda pek cok konu var: yasemin mori
- Bizden Hiç Farklı Değil: Change of Plans
- ingiliz aksanı+çiçek+böcek+limon=kate nash
- Raks Etme Zamanıdır: Black Kids - Partie Traumatic (2008)
- Hüzün ile Melankoli Havada: Brett Anderson
- Kayıp Albümlerden: Japanese Whispers
- binboamania’08
- aklıselimselim (başlık bulamadım)
- neden?.. neden?..: No Age - Nouns (2008)
- son melodi hiç susmuyor, kal bu gece, yakıyor: mira - eve dönmeliyim
- Alex Turner’ın Yeni Arayışları: The Last Shadow Puppets
- Hava Olsun İsterken: Someone Still Loves You Boris Yeltsin
- ah şu gençlik: be your own pet
- Asla Sönmeyecek Bir Işık: The Smiths
- Issız, Kalıcı, Soğuk: Denali
- Karşınızda Andy Hull ve Dadaşlar Orkestrası: Manchester Orchestra - I’m Like a Virgin Losing a Child
- Dünyanın en güzel “gürültü”sü: Slowdive
- “Nereden Nereye” derler ya, ondan işte: Altered Images
- Sebepsiz ve Sonuçsuz Denek Hayatım
- aman tanrım eğleniyoruz biz: oi va voi
- Bitmedi Taşikardi: Sakin - Hayat
- uçuş dersleri: migala
- olm saçı da hallettik mi tamam: the cinematics
- küçük bir güncelleme öyleyse…
- Okuma Bayramı’nın Ardından: Tokyo Police Club - Elephant Shell
- Tanrının Boş Vakti: Goldfrapp
- Bir Avuç Velet: The Kooks - Konk
- anket ekledik!
- benim küçük siyah elbisem: fungu
- deha mı diyorduk?: yann tiersen
- aklıselim hakkında
- “Beklenmedik” Hayaletler: Nine Inch Nails - Ghosts I-IV
- kadın denen şey: pj harvey
- İçimiz hala aynı: Tegan and Sara - The Con
- kusursuz sevgi: Immaculate Machine’s Fables
- gece gece aklıma takılanlar: gecegece
- Vampire Weekend
- aklıselim



