someone still loves you boris yeltsin

evet! someone still loves you boris yeltsin, uzun bir aradan sonra haklarında bişeyler karalamak istediğim yegane grup olma şerefine erişmiş bulunmakta.

gerçi aslında daha önce indie-pop üzerine daha derin bir şeyler karalamak veya the shins üzerine yazmak gerekirken bu şeker elemanlar üzerine yazdığımı bilmiyorum. eksik kalacak sanki bir şeyler de, neyse diyip geçiyorum tarihlerine.

bir varmış, bir yokmuş. sıcak bir mevsim gecesinde “Someone Still Loves You Boris Yeltsin”, -hatta şu andan itibaren kısaca “sslyby”- uzun bir zaman üzerinde uğraşarak evlerinde kaydettikleri demolarını bir internet sitesine koymaya karar vermiş. günler geçmiş, haftalar geçmiş, ve bir gün, blog perileri bu demoları görüp “aaaaaaaaarika!” diyedursun, ak sakallı SPIN-dalf sslyby hakkında birşeyler karalayıp “yeni shins olabilirler” demesin mi? eyvah eyvah!

1999 senesinde Will Knauer ve Philip Dickey adlı iki fırlamanın bir projesi olarak başlayan sslyby’nin her tarafından bi sevimlilik, bi samimiyetlik akıyor ama aslında böyle olduklarını kanıtlamak için kelime kelime kendimi kasmama hiç lüzum yok. isimlerini nasıl bulduklarına dair gayet “gerçek” hikayelerini kendi ağızlarından dinlemek yetiyor aslında.

sslyby’e “ne iş bu isim?” diye sorulduğunda “biz amerikan yeltsinism destekçileriyiz, rusyaya karşı büyük bir sempati besliyoruz, aslında neil armstrong ay’a ayak basmadı!” veyahut “ee aslında bu isim altında çok büyük bir anlam yatıyor da bıdı bıdı” falan gibi boş laf kalabalığı yerine “17 yaşında olduğumuz ve şarkılarımızı tavan arasında yaptığımız dönemde*, henüz bir isim bulamamıştık grubumuza ve devamlı bizi çalarken izlemeye gelen 2 hatun vardı aslen. ismi onları güldürmek amacıyla uydurmuştuk, sonra takıldı kaldı” cevabını veriyor ve ekliyorlar “eğer ismi değiştirmeye kalksaydık, muhtemelen şu an olduğundan daha saçma bir şey çıkacaktı ortaya”

müzikleri ise aynaları aslında.”indie-pop nedir?” gibi bir soruya cevap olarak verebileceğim ilk albümleri “broom”, ki “tamamen” oturma odasında kaydedilmiştir kendisi, politik görüşlerden arınmış, optimizim kıyılarında gezen 10 şarkıdan ibaret. olabildiğine baştan savma ve “açık seçik”, hatta boşboğaz bir de. “nasıl yani?” dedirtmeden bir örnek vereyim, mesela giriş şarkısı “pangea”, pangea’ya yazılmış bir şarkı sadece. “I am warm & powerful” adı gibi sıcak ve güçlü bir şarkı, travel song bildiğin tatil şarkısı böyle. imge yok. delikanlı gibi anlatıyorlar dertlerini. bir albüm böyle işte.

someone still loves you boris yeltsin

geçenlerde çıkan ikinci albümleri pershing’in ise, tarz açısından her ne kadar yandan yemiş olsa da, şirin bir albenisi var. Üstelik biraz daha derin, anlayana sert bir çizgide gitmeye başlamış gibi, ama bunlara kötü demiyorum. her grubun yaşayacağı, yaşadığı bir evrim vardır. ama düşününce, sanıyorum tek kötü yanı seslerin çok temiz olması. ilk albümlerinde oturma odası kaydı olmasından mütevellit direk içinizi saran bir samimiyet varken, ikinci albümün kısa süreli nefes kesme etkisi muhtemelen bir yaz aşkı gibi gelecektir size.

Ha evet, Boris Yetsin’in 2007′deki amansız ölümü grubu pek etkilememiş gibi. Nedense hiiiç şaşırmadım bu duruma. neyse efendim, albüm üzerine daha yazma niyetindeydim ama, böyle bir şeyler çıktı işte. dinleyiniz dinletiniz.

*bir de genel kültür size: bahsedilen dönem, rusya ile olan politik ilişkiler ve bill clinton’a yaptığı gaflar -ki çok komiklerdir- sebebiyle ‘boris yeltsin’ isminin abd’de çok konuşulduğu ve boris’in henüz görevden alındığı dönemdir. tey tey, biz de gazete okuyoruz yahu. eskiden de punk dinler kraliçeye söverdik. yaşımız kaldırmıyor artık.

indir:

broom

pershing

Paylaş: bu ikonları kullanarak bu yazıyı sosyal yer imi sitelerinde paylaşabilirsiniz.
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (1 oy verilmiş, ortalama: 5/5)
Loading ... Loading ...
Etiketler: , , ,

“Hava Olsun İsterken: Someone Still Loves You Boris Yeltsin” için 2 yorum girilmiş.

  1. zaCh demiş ki:

    “glue girls” baslangıc sarkısıydı ondan sonra “think i wanna die” caldi ki kendimden gectigim andır.

  2. lynn demiş ki:

    anne elephant ve travel song’u bi dinle derim sana ilk albümlerinden :)

yorum bırakın