
Manchester Orchestra, ki isimleri sizi yanıltmasın, ne bir “orkestra”lar, ne de “Manchester” ile alakaları var, tam anlamıyla yoktan var olmuş, muhteşem albümlerini tanıtmak için neredeyse hiç bir promosyon yapmamış, indie rock denebilecek bir müzik icra etmelerine rağmen “indie” çevrelerinde neredeyse isimleri bile bilinmeyen, tabiri caiz ise “kendi halinde” bir takım elemandan oluşan bir güruh. Tesadüfen tanıdım ben de kendilerini, çünkü şu anda pek saygı gördükleri absolutepunk gibi forumlarda isimleri geçiyorsa, sebebi Brand New ile konser verme şansını yakalamaları. Yoksa belki de, aynen ilk albümlerine yaptıkları gibi, ikinci albümleri ile mezara gireceklerdi.
“Kimdir, nedir?” derseniz eğer, şöyle diyeyim ki, Manchester beldemiz ile pek alakaları yok bu grubun, aslen Atlanta’dan bi grup. Andy Hull isimli eleman var ki çoğu müzisyen ile paralel aslında hayatı, henüz vücudunu keşfetmemişken bir gitar veriyorlar eline, büyüyüp liseye geldiğinde Manchester Orchestra’nın temellerini atıyor kendisi.
İsimlerini buluşları ise pek şahane, grubun sakallı tavernacısı Andy, henüz 17 yaşındayken gitaristlik yaptığı “East on Autry” isimli grup dağılmaya karar verince çok üzülüyor ve “en iyisi kendi grubumu kendi başıma kurayım, diğer gruplardan adam toplar orkestra gibi arkamda çaldırırım böyle” diyor kendi kendine, bir Conor Oberst kompleksi görüyoruz yani kendisinde. ismin Manchester kısmına ise daha çok saygı duymam, Andy’nin tam anlamıyla Elliott Smith, The Cure, The Smiths gibi gruplarla büyümesinden mütevellit grup isminin onları hatırlatmasını istemesi. Morissey de Manchester’lıdır, ve bundan gurur duyar zaten.
2006 yılında çıkan “I’m Like a Virgin Losing a Child” albümleri dışında hiç yayınlanmamış 1 albüme ve 2 ep’ye sahip olsalar da, bunlar üzerine pek lakırdı etmeyeceğim, önemli olan 2006 albümleri. Her ne kadar indie çevrelerinde pek bilinmemelerine sitem ettiysem de yukarılarda, aslında I’m Like a Virgin Losing a Child’ın -ki ismi bile muhteşem- bir indie grubu için fazlasıyla duygu yüklü bir albüm olduğu gerçeğini kabulleniyorum. Albümün “Where Have You Been?”, “I Can Barely Breathe”, “The Neighborhood Is Bleeding”, “Colly Strings” gibi dikkat çeken şarkıları bünyeye birer Osmanlı Tokadı etkisi yapabilecek kapasitede hep. Bu da zaten, güftesel açıdan Andy Hull’un geleceğin Conor Oberst’ı olabilecek potansiyele sahip olduğunu görmeme sebep oluyor.
Albüm, besteler açısından ise pek tatmin edici. Genelde tıngırdayan bir melodiyle başlayıp nirvanaya erişen şarkıları ben ne kadar seviyorsam, onlar da seviyorlarmış ki çoğu şarkı böyle. 2 gitar fazlasıyla yetmiş müziklerine, hatta bir de klavyeleri var ki pek şahane. Yani anlayacağınız, Manchester Orchestra, ismini göğsünü gere gere taşıyabilecek kadar “ses üretebilme yeteneğine” sahip. Ayrıca vokal Andy Hull’un sesi yaptığı müziğe tam anlamıyla uyuyor ki bu da orkestranın iyi yönlerinden sayılabilir.
Ancak, Manchester Orchestra onca potansiyele rağmen “benzerlik” adı verilen büyük bir sorun çıkarmakta ortaya, çünkü ne yazık özgün olmayan müzik tutunamıyor bir türlü, Elliott Smith ve Bright Eyes’dan, Brand New’a, Arcade Fire’a ve hatta Radiohead’e kadar türlü türlü tınıları duyabildiğiniz albüm, kolaj misali hazırlanmış gibi. Mesela Don’t Let Them See You Cry şarkısından Elliott Smith, I Can Barely Breathe’den Brand New tadı almayana ben detone derim, ısrar ederse öküz derim, angut derim, derim yani.
Ha, güftelere baktığımızda pek bir “inanç sorunları” yaşadığını hissettiren ve fazlasıyla karamsar olan albüm ise (ki yine Brand New işte), tüm bu olumsuzlukların dışında, tam anlamıyla bir başyapıt. Çıktığı senenin en iyileri arasında gösterilmesi gereken bir albüm. Where Have You Been?, Wolves at Night, Colly Strings gibi şarkılar kısa sürede favorilerimin arasına girdiler ki sıkılacağımı zannetmiyorum. Son olarak, bu kadar şahane albüm kapakları çok görmüyoruz ki bir “balayı” resminden ibaret olan kapak alıp götürdü beni. Çevçeveletmek isteyeceğim kadar güzel düşünülmüş.
Bunlar büyük olacaklar, çok büyük. Şimdiden kulağınızı aşina edin, sonra “aa bi Manchester Orchestra vardı” diyip hava atarsınız arkadaşlarınıza.

Şarkı listesi:
1. “Wolves at Night” – 4:03
2. “Now That You’re Home” – 3:07
3. “The Neighborhood is Bleeding” – 2:48
4. “I Can Feel Your Pain” – 2:53
5. “Where Have You Been?” – 6:12
6. “I Can Barely Breathe” – 4:58
7. “Sleeper 1972″ – 4:08
8. “Golden Ticket” – 3:32
9. “Alice and Interiors” – 4:21
10. “Don’t Let Them See You Cry” – 1:42
11. “Colly Strings” – 5:57
İndir:
Manchester Orchestra - I’m Like A Virgin Losing A Child (2006).rar
Etiketler: andy hull, i'm like a virgin losing a child, manchester, orchestra, where have you been“Karşınızda Andy Hull ve Dadaşlar Orkestrası: Manchester Orchestra - I’m Like a Virgin Losing a Child” için 2 yorum girilmiş.
yorum bırakın
- Hava Olsun İsterken: Someone Still Loves You Boris Yeltsin
- ah şu gençlik: be your own pet
- Asla Sönmeyecek Bir Işık: The Smiths
- Issız, Kalıcı, Soğuk: Denali
- Karşınızda Andy Hull ve Dadaşlar Orkestrası: Manchester Orchestra - I’m Like a Virgin Losing a Child
- Dünyanın en güzel “gürültü”sü: Slowdive
- “Nereden Nereye” derler ya, ondan işte: Altered Images
- Sebepsiz ve Sonuçsuz Denek Hayatım
- aman tanrım eğleniyoruz biz: oi va voi
- Bitmedi Taşikardi: Sakin - Hayat
- uçuş dersleri: migala
- olm saçı da hallettik mi tamam: the cinematics
- küçük bir güncelleme öyleyse…
- Okuma Bayramı’nın Ardından: Tokyo Police Club - Elephant Shell
- Tanrının Boş Vakti: Goldfrapp
- Bir Avuç Velet: The Kooks - Konk
- anket ekledik!
- benim küçük siyah elbisem: fungu
- deha mı diyorduk?: yann tiersen
- aklıselim hakkında
- “Beklenmedik” Hayaletler: Nine Inch Nails - Ghosts I-IV
- kadın denen şey: pj harvey
- İçimiz hala aynı: Tegan and Sara - The Con
- kusursuz sevgi: Immaculate Machine’s Fables
- gece gece aklıma takılanlar: gecegece
- Vampire Weekend
- aklıselim









Gerçektende Brand New etkisi
imkansıza yakın.
sayfada bişeyler okurken I Can Barely Breathe’in başlamasıyla durdugumu ve yazıyı bırakıp kendimi kaybettiğim şarkıya sahipler. resmen iyiler.