
“bir avuç velet”. evet kooks budur. emrah tadında bir vokal, daha önce defalarca denenmiş bir müzik üzerine saçma sapan, hatta “ergen” şarkı sözleri, distortion’dan ağlayan gitarlar ve zaten tutunacak temelleri bile olmayan bir türde dayanabilmek için aklıselim sahibi olmak yerine gayet serseri bir imaj çizen bir avuç veletden ibaret kooks. dediklerime yalan diyemezsiniz.
hiç şaşırmadığım bir şekilde (razorlight da öyle değil miydi?) david bowie’den yürüttükleri isimleriyle çakma bi indie grubu kurup, bir “strokes” şarkısı coverlayarak müzik hayatına atılan kooks bir anda NME sayesinde isim yaparak isimlerini duyurdu. ve yine bir anda, göstermekten çekinmedikleri bu bariz “kötü” özellikleri sebebiyle, tesadüfen bile diyemediğim bir şekilde bulundukları adanın içinden çıkan onlarca gruba (arctic monkeys olsun, futureheads olsun, libertines olsun) benzedikleri iddia edilerek, çocuk oldukları söylenerek, hatta, ki buraya çok gülüyorum, “tarzları yok” denilerek, çıktıkları an itibariyle “müzik dehaları” tarafından yerin dibine sokuluverdiler.
ancak, the kooks’un debut albümü inside in/inside out, ki ne kadar ironik, kendilerinden önce çıkan bu yukarda saydığım “benzedikleri” iddia edilen grupların albümlerin toplamını ikiye katlayacak ayarda bir albüm. üstelik, arkalarında bıraktıkları onlarca grubun aksine, kooks’un klasik rock, reggae gibi öğeleri, bu “hiçbir zaman kategorize edemeyeceğimiz” indie denen müzik ile birleştirmeleri yetmiyormuş gibi, eğlenceli şarkı sözleriyle ve bazen akustik, bazen kafa şişiren gitarlarla güzelce harmanlayarak ortaya çıkardıkları popüler müzik, emin olun sadece bir “ustanın” elinden çıkabilir.
Bir bildikleri varmış ki, naive olsun, ooh la olsun, eddie’s gun olsun falan, albümlerinden single olarak çıkardıkları şarkılar, çıktıkları an dillere döküldüler, ingiltere’de listelerin tepesinde monopoly oynar gibi ev kurup, kendilerine yaklaşanı ellerinin tersiyle aşağı ittiriverdiler. tesadüfen olmadı. tamamen akıl işiydi. tamamen.

bir farklı ve önemli nokta ise, yukarda yazanlardan az da olsa anlayacağınız üzere, kooks’un farklı ve amaçsız olması. yaptıkları müziği yapan onlarca ingiliz delikanlısının aksine (oi! diyerek selamlıyorum hepsini buradan) kooks hayat şartlarının kötülüğünden, ebeveynin sebep olduğu hayat yönlerinden, polislerden kaçarken yenilen dayaklardan, chavlardan falan filan bahsetmiyor. kooks’un tek derdi “karı, kız, sahil”. hatta luke pritchard, yanlış yerde doğmuş bir adana delikanlısı. hatırlayınız, sesini de emrah’a benzettiydim. ki içli okuyor çocuk, ne yalan söyleyim.
şimdi ise konk var elimizde. albüm kapağında görebileceğiniz üzere, 13 şarkılık albümün ismi kayıtların yapıldığı stüdyodan geliyormuş. ve albüm hakkında söyleyecebileceğim en iyi şey, albümün bir önceki albümden “hiçbir farkı olmadığı”. Başından sonuna kadar upbeat giden albüm inside in/inside out’a kaldığı yerden devam etmiş. hiçbir şekilde ticari kaygılar ile yapılmış fuzuli denebilecek şarkılar barındırmıyor. üstelik büyümemişler de, bariz aynı tat bu ilk albüm ile.
hatta, döngüye girdik bile diyebiliriz, çünkü ilk single “always where i need to be” uzun bir süre listeleri sallayacak, daha sonra ise ağır top olan “sway”, “do you wanna?”, “down to the market” gibi şarkılar kooks’un tek albümlük bir grup olmadığını kanıtlayıp, ismini yeterince sağlamlaştıracaktır. üstelik, albüme yine takacağımız kesin! benim şimdiden 3 tane favori şarkım var.
ancak tabii, Konk henüz çıkmadı, hatta teknik olarak 1 ay sonra çıkacak, ancak internete düştü, üşenmeden ararsanız bulabilirsiniz sanıyorum, link vermeyeceğim ama, henüz vakti değil. yine de sizi birkaç mp3′den alıkoyma niyetinde değilim, en azından fikir edinirsiniz.
Şarkı listesi:
1. “See the Sun” – 3:36
2. “Always Where I Need to Be” – 2:42
3. “Mr. Maker” – 3:00
4. “Do You Wanna?” – 4:06
5. “Gap” – 4:00
6. “Love It All” – 2:51
7. “Stormy Weather” – 4:02
8. “Sway” – 3:36
9. “Shine On” – 3:15
10. “Down to the Market” – 2:27
11. “One Last Night” – 2:38
12. “Tick of Time” – 3:23
13. “All Over Town” – 3:15
İndir:
The Kooks - Sway (MP3)
The Kooks - Always Where I Need To Be (MP3)
The Kooks - One Last Time (MP3)
“Bir Avuç Velet: The Kooks - Konk” için 2 yorum girilmiş.
yorum bırakın
- Hava Olsun İsterken: Someone Still Loves You Boris Yeltsin
- ah şu gençlik: be your own pet
- Asla Sönmeyecek Bir Işık: The Smiths
- Issız, Kalıcı, Soğuk: Denali
- Karşınızda Andy Hull ve Dadaşlar Orkestrası: Manchester Orchestra - I’m Like a Virgin Losing a Child
- Dünyanın en güzel “gürültü”sü: Slowdive
- “Nereden Nereye” derler ya, ondan işte: Altered Images
- Sebepsiz ve Sonuçsuz Denek Hayatım
- aman tanrım eğleniyoruz biz: oi va voi
- Bitmedi Taşikardi: Sakin - Hayat
- uçuş dersleri: migala
- olm saçı da hallettik mi tamam: the cinematics
- küçük bir güncelleme öyleyse…
- Okuma Bayramı’nın Ardından: Tokyo Police Club - Elephant Shell
- Tanrının Boş Vakti: Goldfrapp
- Bir Avuç Velet: The Kooks - Konk
- anket ekledik!
- benim küçük siyah elbisem: fungu
- deha mı diyorduk?: yann tiersen
- aklıselim hakkında
- “Beklenmedik” Hayaletler: Nine Inch Nails - Ghosts I-IV
- kadın denen şey: pj harvey
- İçimiz hala aynı: Tegan and Sara - The Con
- kusursuz sevgi: Immaculate Machine’s Fables
- gece gece aklıma takılanlar: gecegece
- Vampire Weekend
- aklıselim









solisti aksanı harika fakat. şarkı sözleri çok yayvan. (misal i will do my best just to get under her dress.. filan filan)
evet ilk dinlediğimde ki bu 2.5 sene öncesine rast gelir ,
“tanrım ne ağlak bir vokal.” benzetmesini yapmıştım.
hala daha aynı görüşteyim , fakat grubun şu an ki ruh halimi yansıtan
“bunalımsı , ne olduğunu bilmeyen ergen” psikolojisine çok iyi geldiğini düşünmekteyim.